sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· a- Hudûs Delili
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· İslam’a Göre Din Gerçeği
· Mısır'dan Çıkış
· Orucun Şartları
· Câhiliyye
· 2- İddetini Doldurmamış Kadınlar
· Tevrat'ın Nüshaları
· İkon
· Kitab-ı Mukaddes
· Athene
· 3- Toplumda Tevhid
· 10. Haset Etmez.
· g- Yemin
· İtaatle İlgili Bazı Meseleler
· Başta Yahûdiler Olmak Üzere Ehl-i Kitab’ın Çoğu, Kâfirlerle/İnkârcı Ateistlerle Dostluk Ederler
· Konuyla İlgili Birkaç Uyarı

Son Okunanlar
· İnsanoğlu Kendi Kendine Yeterli Midir?.
· Propaganda; Firavunların Hakkı Etkisizleştirme ve Bâtılı Savunma Silâhı
· Muhsinler; Güzel İş Yapan, Güzellik Sergileyenler
· Pavlus Tarafından Hıristiyanlığa Geçen Hususlar
· İFSAD-ISLAH (FESAD-SULH)
· Sabır ve Sebat Fitnesi
· Dört Yüz Yıl Avrupa Pislik İçinde Yüzdü.
· Düşmanlıkta Aşırı Gidilmemesi, Düşman Bir Toplumun Bir Gün Dost Olabileceği
· Tevbe Konusuyla İlgili Ayet-i Kerimeler
· Kokmuş Cahiliyyet Dâvâsı



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

İnsanoğlu Kendi Kendine Yeterli Midir?.

İnsanoğlu Kendi Kendine Yeterli Midir
İnsanoğlu Kendi Kendine Yeterli Midir?   Allah-û Teâlâ insanları diğer yarattıklarından farklı olarak sorumluluk taşıyabilecek bir yetenekle yaratmış ve kendisine yeryüzünü imar görevini vermiştir. Bu görevi başarabilmesi için gerekli olan araçlarla kendisini donatmıştır. Böylece insan sahip olduğu irade ve akıl ile, tüm dış dünyaya egemen olmak kudretine sahip bulunmaktadır. Bütün bunlara rağmen acaba insan gerçekten de kendi kendine yeterli midir? Bunu şöyle bir misalle açıklayalım: İnsan bedenini iyi bir arabaya, sahip olduğu aklı da usta bir şoföre benzetelim. Hareket etme ve seçim yapma yeteneğine sahip bu insan için yol gereklidir. Bir yola girip ve o yolda ilerlemesi gerekir. Daha açık bir ifadeyle kendisine verilen görevi çok iyi yapması ve bunun sonucunda da kendisini Allah’ın rızasına ve cennete ulaştıracak yolu tutması lâzımdır. Hiçbir şoför, ne kadar usta olursa olsun, daha önceden gitmediği bir yolda emin bir halde ilerleyemez. Hele hele yol ayrımına geldiği yerlerde, hangi yolun kendisini hedefine ulaştıracağını hiç bilemez. Yollar çok ve tehlikelidir. Bunlardan ancak bir tanesi hak ve hakikat yolu olarak insanın yaratılış amacı doğrultusunda seyir yapmasını mümkün kılmaktadır. Herşeyden önce hak ve hakikat yolunun tutulması, sonra da yol boyunca muhtemel tehlikeleri göstermesi ve sürücülerin bu şekilde uyarılması için yol boyunca işaret levhalarının dikili olması, kavşaklarda istikamet belirten yön levhalarının konulmuş olması gereklidir. İşte peygamberler, Allah’ın bir rahmeti olarak bu iş için gönderilmiş seçkin kimselerdir.Onlar Allah’dan aldıkları emirlerle insanların tutacakları yolu belirlerler. Sonra da bu yol boyunca uymaları gereken kuralları koyarlar ve muhtemel tehlikelere karşı da onları uyarırlar. “Şüphesiz ki Allah, mü’minlere lütufta bulundu. Zira daha önce onlar açık bir sapıklık içinde bulunuyorken onlara, içlerinden kendilerine Allah’ın ayetlerini okuyan, kendilerini temizleyen ve kitap ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderdi.” (Al-i İmran: 3/164) İnsanlar, eğer kendi kendilerinin yeterli olduklarını düşünür ve daha önceden peygamberlerce belirlenmiş yolları bırakarak vahyin irşadından nasibini almamış ve kendi akıllarının peşinden düşerlerse, o zaman hiçbir zaman yaratılış amaçlarına ulaşamayacaklar ve cennete varamayacaklardır. İşte o zaman iyi bir öndere ihtiyaç vardır. Ancak onların üstün vasıflara sahip ve hatadan korunmuş olmaları gerekir.Yoksa yanlış yollara sürükleyen önderlerin zararları daha büyük olur. Hatadan korunmuşluk, önder olarak şahsın şehvanî duygulardan uzak yaratılması, kendisine iyinin, iyiliğin, kötünün, kötülüğün bildirilmesi (vahiy), kendisi ile şehvanî istekleri arasında Allah’ın (c.c.) görmesiyle olur. Bu da ancak peygamberlerle gerçekleşir.”[1] İnsanın kendi kendine yeterli olamayacağını ve mutlaka bir öndere ihtiyaç duyulacağını anladık zannediyorum. Artık diğer sorunuza geçebiliriz. - Peygamberlerin gönderiliş sebebi sadece insanlara doğru yolu göstermek mi? Tabii ki hayır. Gönderiliş sebepleri çoktur. Birinci sebep, doğru yolu gösterip o yoldan nasıl yürünülebileceğini göstermekti. İkinci sebep, yarın Allah’ın (c.c.) huzuruna çıkıp: “Allahım dinini bilmiyorduk, Kur’an’ı nasıl anlayıp yaşayacağımızı, sana nasıl ibadet edeceğimizi de bilmiyorduk. Kısacası habersizdik” demememiz için peygamber göndermiştir. Allahû Teala bu hususta şöyle diyor: “Ey cin ve insan topluluğu! Size ayetlerimi anlatacak, bu günle karşılaşmanızdan sizi uyaracak peygamberler gelmedi mi?” “Kendi aleyhimize şahidiz” derler. Dünya hayatı onları aldattı da inkârcı olduklarına, kendi aleyhlerinde şâhidlik ettiler.” “Bu böyledir; zira haberleri yokken kasabalar halkını Allah’ın haksız yere yok etmeyecektir.” (En’am: 6/130-131) “Kim hidayete ererse kendi nefsi için hidayete ermiş olur. Kim de delâlete düşerse, kendi nefsi aleyhine delâlete düşmüş olur. Hiç kimse başkasının yükünü yüklenmez. Biz, peygamber göndermedikçe kimseye azap etmeyiz.” (İsra: 17/15) “Uyarıcıları olmaksızın Biz, hiç bir kasabayı helak etmedik.” Açık bir delilin gerekliliği için; “Kitap ehlinden ve müşriklerden küfre sapanlar kendilerine apaçık bir hüccet gelinceye kadar vazgeçecek değillerdir.” “Arınmış sahifeleri okuyan, Allah katından bir peygamber...” (Beyyine: 98/1-2) Demek oluyorki kâfirlerin küfürlerini terk etmelerinin tek çaresi bir peygamberin kesin delillerle gelip neyin doğru neyin yanlış olduğunu açıkça kendilerine anlatmasıydı. Tabiki bu demek değildi, bu açık delillerin gelmesiyle kâfirlerin hepsi bir anda küfrü terk edeceklerdi. Kısaca özetlersek: Açık bir delilin yokluğunda müşrik ve kâfirlerin acıklı durumlarından kurtulmaları büsbütün imkânsızdı. Fakat delilin gelmesiyle onlardan bazısı için kurtuluş yolu açılacaktı. Küfürlerinden vazgeçmeyen ve hatalarında ısrar edenlerin sorumluluğu ise kendilerine ait olacaktı. Okuyoruz; “Oraya atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı uğultuyu işitirler.” “Nerede ise öfkesinden çatlayacak gibi olur. Her bir topluluk ona atıldığında, bekçileri onlara sorarlar:“Size bir uyarıcı gelmedi mi?” “Onlar:“Evet; doğrusu bize bir uyarıcı geldi; ama biz yalanladık ve:“Allah, hiç bir şey indirmemiştir. Siz, büyük bir sapıklık içindesiniz” dedik.” derler. “Eğer kulak vermiş veya akletmiş olsaydık, bu çılgın alevli ateş halkı arasında bulunmazdık” derler. “Böylece günahlarını itiraf ettiler. Uzak olsun çılgın alevli cehennem ashabı!” (Mülk: 67/7-11) Görüldüğü gibi cehennemde yanmalarına sebep olan şey; kendilerine peygamberler tarafından uyarılmalarına karşı o uyarıyı reddetmeleriydi... Peygamberler cennet yolunun trafik işaretleridir. Kurallar ihlal edilince kazalar kaçınılmaz olur. Bilmem anlatabildim mi? Gel gelelim kitabımızın “ana konusu” sorusuna...
[2]   [1] Mehmet Erdoğan, Akıl-Vahiy Dengesi Açısından Sünnet. [2] Feyzullah Birışık, % Kaç Müslümanım, Karınca Yayınları: 20-23.


Son takip: 03.06.2020 - 01:38
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· Af ve Müsâmahanın Yozlaştırılması · BA'SU BÂDE'L-MEVT .. · d- Yemekten önce ve so a el ve ağzı yıkamak · c) Yardımlaşma · Ecel Konusunda Âyet-i Kerimeler · f- Allah Hakkında Kötü Zanda Bulunan Münâfık ve Müşrikler · Gâlibiyet ve Zafer Vaadi · h- Tiyatrocu, aktör olmalıdır. · İbâdet · b- Allah Adı Anılmadan Kesilen Hayvanların Etini Yemek · İbâdetlerde Hikmet Aramak ve Orucun Hikmeti · 3- Üçüncü Sınıf Zevi'l-erhâmın Mirasçı Olması · d) Kul, Kusursuz Olur mu? . · Irkçılık/Asabiyet/Kavmiyetçilik. · Kadın Kocasından Nefret Edip Onunla Birlikte Kalmak İstemiyorsa Ne Yapar?. · f- Çirkin Söz (Sebb) · Kadının Elbisesi · KÂFİR.. · Liânın Şartları üçtür · b- Allah’tan Başkası Gaybı Bilemez
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber