sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· a- Hudûs Delili
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· Müderris
· İkon
· Kitab-ı Mukaddes
· Diğer Görevleri
· Ana-Babanın En Büyük, En Kutsal Görevi Çocuklar, Çocuklar, Çocuklar!
· Birden çok Kadınla Evlenmenin Şartları
· Athene
· İsrâiliyyât
· Mürşid
· Rûhânî
· Allah’ın İsmi Olarak Şehid
· Tevekkül Sahiplerini, Kendisine Dayanıp Güvenenleri
· Atalarının Dinine Uymaları
· Misvak ve Diş Temizliği
· Tevhid’in Kısımları

Son Okunanlar
· Genel Olarak Cihad
· Kur'ân-ı Kerim'de Hicret Kavramı
· Câhiliyyenin Bir Başka Yönü
· Putları Kırmak
· Vahdet Konusuyla İlgili Âyet-i Kerimeler
· Vesîle
· Toplumların helâklerinin temel sebeplerini, âyetlerden yola çıkarak şöyle izah etmek mümkündür a- Uyarıcıları Yalanlama
· Bellona
· Cennetin Tasviri
· Devlet Amaç Değildir



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

Genel Olarak Cihad

Genel Olarak Cihad
Genel Olarak Cihad:   Hz. Âdem (as)'dan itibaren bütün peygamberler, insanları, Allahû Teâla (cc)'ya teslim olmaya ve yüklendikleri emâneti edâ etmeye dâvet etmişlerdir. Nitekim Kur'ân-ı Kerım'de: "Biz emâneti göklere, yere ve dağlara arz (ve teklif) ettik de, onlar bunu yüklenmekten çekindiler, bundan endişeye düştüler. İnsan(a gelince, o tuttu) emâneti sırtına yüklendi." (Ahzab: 33/72) hükmü beyan buyurulmuştur. Müfessirler bu âyette geçen emanetin, Allahû Teâla (cc)'nın tekliflerinin tamamına verilen bir isim olduğu hususunda ittifak etmişlerdir.[1] İbn-i Abbas (ra)'dan gelen rivayette de, şu noktalar üzerinde durulmuştur: "Emânet Allahû Teâla (cc)'ya taattır, kulluktur. Hz. Âdem (as), Allah (cc)'a emânetin ne olduğunu sormuş, O da: "İyilik edersen mükâfat , kötülük edersen ceza görürsün" buyurmuştur. Hz. Âdem (as) kendi rızasıyla emâneti yüklenmiştir."[2] Fıkıh usûlünde emânet Allahû Teâla (cc)'nın gerek kendi hukuku, gerek yarattıklarının hukuku ile ilgili insanlara yüklendiği vazifelerin tamamına verilen bir isimdir.[3] Emanetin tabiî sonucu olan cihad, salih bir amel ve ibadettir. Cihad Arapça bir kelime olup, cehd veya cühd kökünden gelir. Lugatta: "Güç ve gayret sarfetmek, meşakkat, amelde mübalağa etmek ve zahmet (eziyyet)" gibi mânâlara gelir.[4] İslâmî ıstılâhta "Allahû Teâla (cc)'nın dini için; can, mal, dil ve diğer vasıtalarla elden gelen güç ve gayreti sarfetmeye cihad denilir."[5] tarifi esas alınmıştır. Resûl-i Ekrem (sav)'in: “Müşriklerle, malınızla, canınızla ve dilinizle cihad ediniz.”[6] buyurduğu bilinmektedir. Cihad kelimesi (terim olarak); küffarla savaş sırasında gayret sarfetmek mânâsına kullanıldığı gibi, nefis, şeytan ve fasıklarla mücadele için de kullanılır. Şimdi bu nokta üzerinde kısaca duralım. Hz. Câbir (ra)'dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte, nefisle cihadın önemi belirtilmiştir. Hadis-i şerif şudur: "Peygamber (sav) bir gazadan geldi de, `Hoş geldiniz!.. Ama küçük cihaddan büyüğe geldiniz' buyurdular. Ashab `Büyük cihad nedir?' diye sordu. Rasûlullah (sav): `Kulun hevâ ve hevesi ile mücadelesidir.' buyurdu."[7] Mükellefin (teklife muhatab olan insanın) kendisini Allahû Teâla (cc)'ya ibadetten alıkoyan her şeyi terketmesine zühd denilmiştir. Hevâ ve heveslerini bir kenara bırakıp, ihlasla ibadet eden kimseye zâhid denilir. Abdullah İbn-i Mesûd (ra)'dan rivayet edilen şu hadis-i şerif, Resûl-i Ekrem (sav)'in dünya hayatını nasıl değerlendirdiğinin bir belgesidir: "Rasulullah (sav) bir hasır üzerinde uyumuşlardı. Uykudan kalktı, fakat hasır vücudunda iz bırakmıştı. Bunun üzerine `Ya Rasulallah!.. Size bir yatak tedarik etsek olmaz mı?' dediler. Rasulullah (sav): `Benim dünya ile ne işim var? Ben dünyada bir ağaç altında gölgenip de bırakıp giden bir yolcu gibiyim.' buyurdu."[8] Zühd ve takva hayatını esas alan her mü'minin; Resûl-i Ekrem (sav)'in sünnetine riayet etmesi ve cihadın bütün unsurlarını edâya çalışması şarttır. Nefisle cihadı; insanın hevâ ve hevesleriyle mücadelesi şeklinde vasıflandırmak mümkündür.' Kur'ân-ı Kerîm'de: "Ey iman edenler!.. Hep beraber sulhû selâma girin!.. (Sakın) şeytanın adımları ardına (itaat ederek, izine) düşmeyin. Çünkü o (şeytan) sizin apaçık bir düşmanınızdır." (Bakara; 2/208) buyurulmuştur. Dolayısıyla şeytanı açık bir düşman bilmek ve onun ordusuyla (hizbu'ş şeytanla) cihad etmek farzdır. Gerek nefisle, gerek şeytanla yapılacak cihad'da, kalbin ameli ön plandadır. Muttaki bir mü'min diliyle de cihad etmek durumundadır. Resûl-i Ekrem (sav)'in: "Nefsimi yed-i kudretinde tutan Allah'a andolsun ki; siz ya iyiliği emredip, kötülükten vazgeçirmeye çalışırsınız, ya Allah kendi katından sizin üzerinize bir azap gönderir. O zaman dua edersiniz, fakat dualarınız kabul edilmez.”[9] buyurduğu bilinmektedir. Fukaha emr-i bi'I-ma'ruf ve nehyi ani'I-münker'in cihad olduğu hususunda müttefiktir. İhtilâf edilen husus; "iyiliklerin emredilmesi ve kötülüklerin yasaklanması ilim, kuvvet ve ihtisas isteyen bir konudur. Dolayısıyla bu hizmetin her mükellef tarafından yapılıp yapılamayacağı" meselesidir.[10] İbn-i Abidin Reddü' l-Muhtar isimli eserinde: "Cihadın fazileti pek büyüktür. Nasıl büyük olmasın ki; bir müslüman bu sayede Allah'a yaklaşmak için onun uğrunda nefsine meşakkatlerin en ağırını yüklemekte ve aziz varlığı olan canını fedâ etmektedir. Bununla beraber nefsini devamlı olmak üzere ibâdet ve taatlara hasreder, onu hevâ ve heveslerine tâbi olmaktan men etmek cihaddan da güçtür."[11] diyerek, önemli bir inceliğe işaret etmiştir. Silâhlı mücadeleye (kıtal) gelince; muhakkak ki bu cihadın en üst şubesidir. Resûl-i Ekrem (sav) fiilen savaşa çıkmış ve küfrün önderlerinden Ubey b. Halef’i mızrağıyla vurmuştur. Savaş meydanlarında yiğitliğin ve cesaretin mahiyetini ortaya koymuştur. Kelime-i Şehadet getiren her mü'min, hakimiyetin kayıtsız ve şartsız Allahû Teâla (cc)'ya ait olduğunu ikrar ve tasdik etmiştir. Bu ikrar ve tasdik, tabii olarak, ihlasla Allahû Teâla (cc)'ya ibadeti beraberinde getirir. Cihad da bir ibadettir. Kur'ân-ı Kerîmde: "Müşrikler sizinle nasıl topyekûn harp ediyorlarsa, siz de onlarla topyekûn harp ediniz." (Tevbe: 9/36) hükmü beyan buyurulmuştur. İslâm ûleması: "Müşriklerle ve kâfirlerle yapılması emredilen cihad'ın sebebi, onların müslümanlara karşı savaş açmış olmalarıdır. Dolayısıyla cihad, kâfirlerin meydana getirdiği fesadı ortadan kaldırmak ve mukavemetlerini kırmak için meşrû kılınmıştır."[12] hükmünde ittifak etmiştir. Müslümanlar yeryüzünde haksız yere insan kanının dökülmesini ve fesadın yayılmasını kabul etmezler. Şurası muhakkaktır ki; Ömer Nasûhi Bilmen (rha)'in tâbiriyle "Din-i İslâm cihanşûmül bir dindir. Kendi müntesiplerinin tam bir istiklâl dairesinde yaşamalarını bir gaye bilir."[13] Mustevli kâfirlerle ve (kan içici) müstekbirlerle sürekli savaşı gündemde tutmak ve bunun farz-ı ayn olduğunu ilân etmek zaruridir. İmam-ı Serahsi: "Cihaddan maksad, müslümanların emniyet içerisinde bulunmaları, din ve dünya işlerini yürütme (edâ edebilme) imkânına kavuşmalarıdır"[14] diyerek, bir inceliğe işaret etmiştir. Allahû Teâla (cc)'nm indirdiği hükümlere mukabil olmak ve onların yerine geçmek üzere hüküm icad eden tâğûtî güçlerle savaşmak bir ibadettir. Bu ibadeti terketmenin vehâmeti ve azabı ağırdır. Resûl-i Ekrem (sav)'in: "Herhangi bir müslüman gaza yapmadan (savaşmadan) ve onu gönlünden geçirmeden ölürse, nifakın bir şubesi üzerine ölür."[15] buyurduğu bilinmektedir. Emperyalist ve müstevli kâfirlere karşı cihad farz-ı ayndır. Bu asla unutulmamalıdır. [16]   [1] Mecmuatu't-Tefasir, İst. 1979, c. V, sh. 142-143. Ayrıca bkz. İmam Celâlüddin es-Suyuti, Tefsirû'l Kur'ân'il Azyim, Beyrut, ty., c. II, sh.113. [2] İbn-i Kesir, Tefsirû'! Kur'ân'il Azyim, Beyrut 1969, c. III, sh. 591. [3] Molla Hüsrev, Mer'at el-Usûl fi Şerhi'l Mirkat elVüsûl, İst.1307, c. I, sh. 590 vd. [4] Râğıb el-Isfahani, Müfredat fi Garibi'1 Kur'ân, İst: 1986, Kahraman Yay., sh.142. [5] İmam-ı Kasani, el-Bedaiû's-Senai fi Tertibi'ş-Şerai, Beyrut:1974, c. VII, sh. 97. Ayrıca bkz. Râgıb el-Isfahani, a.g.e., sh.142; İbn-i Abidin, Reddü'l-Muhtar Ale'd-Dürri'l-Muhtar, İst.1983, c. VIII, sh. 369. [6] Zebidî, Sahih-i Buhari Muhtasarı, Tecrid-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, Ank.1978, c. II, sh. 397. [7] İbn-i Abidin, a.g.e., c. I, sh. 68. [8] Sünen-i Tirmizi, İst:1401, Çağrı Yay., Kitabû'z-Zühd: 44, c. IV, sh. 588-589 Had. No: 2377. Aynca Muhyiddin-i Nevevi, Riyazü's-Salihin, Ank.1970, c. I, sh. 515 Had. No: 488. [9] Sünen-i Tirmizi, İst.1401, c. IV, sh. 468 K. Fiten: 9 Had. No: 2169. Ayrıca İmam Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, c. V, sh. 388. [10] Geniş Bilgi için Yusuf Kerimoğlu, Emanet ve Ehliyet, İst.1985, c. II, sh. 306-307. [11] İbn-i Abidin, a.g.e., c. VIII, sh. 370. [12] İbn-i Hümam, Fethû'l Kadir, Beyrut: 1316, c. IV, sh. 280. Aynca İmam-ı Kasani, a.g.e., c. VII, sh. 97. [13] Ömer Nasûhi Bilmen, Hukuk-u İslâmiyye ve Istılahat-ı Fıkhiyye Kamusu, İst.1976, c. III, sh. 357 Madde: 234. [14] İmam-ı Serahsi, el-Mebsut, Beyrut: ty., c. X, sh. 3. [15] Sahih-i Müslim, İst: 1410, Çağrı Yay. K. İmare: 47,c. II, sh. 1517, Had. No: 158. Ayrıca Sünen-i İbn-i Mace, Sünen-i Nesai, Sünen-i Darimi. [16] Yusuf Kerimoğlu, Kelimeler ve Kavramlar, İnkılap Yayınları: 84-88.


Son takip: 27.05.2020 - 08:48
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· Ağlama Konusunda Hadis-i Şerif Kaynakları · Af ve Müsâmahanın Yozlaştırılması · ALLAH · CAMİ' · Fesat - Salâh Konusunda Ayet-i Kerimeler · Matta · Putperestlik · Medine'nin Civar Kabilelerindeki Mescidler · Yahova şâhitleri · Hadis-i Şeriflerde Miras Kavramı · Bir Damla Dahi Olsa İçki İçmek. · Sevginin Tezâhürü; Dostluk ve Dostun Nitelikleri · Kasden Öldürme · 2- Haccı Temettü · h- Hayvan ile Cinsî Münâsebet · Talâkın Hükmü · Unutma ve Hata Türleri · 3- Neseb, Süt ve Nikâh Nedeniyle Haram Olanlar · İhtikâr/Karaborsacılık · Bu İsimleri Bilmenin Faydaları
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber