sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· a- Hudûs Delili
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· İslam’a Göre Din Gerçeği
· Mısır'dan Çıkış
· Orucun Şartları
· Athene
· Allah’ın İsmi Olarak Şehid
· Misvak ve Diş Temizliği
· 3- Toplumda Tevhid
· Câhiliyyenin Bir Başka Yönü
· Câhiliyye
· 2- İddetini Doldurmamış Kadınlar
· Tevrat'ın Nüshaları
· İkon
· Kitab-ı Mukaddes
· Kur’ân-ı Kerim’de Murâbata Kavramı
· Halkı Saptırmak İçin Çaba Harcamaları

Son Okunanlar
· Din Ve Teokrasi
· b- Heykel
· Hadis-i Şeriflerde Vahdet Kavramı
· Semud Kavmi
· Alış-verişleri
· ı) Kuran'da Allah'ın Bildirdiği Dualar
· Hâtemu’l-Evliyâ
· İslam’ın Tebliği
· DÂBBETÜ'L-ARZ ..
· Islâm Hukukunda Hakk Kavramı



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

Din Ve Teokrasi

Din Ve Teokrasi
Din Ve Teokrasi   Yunanca (Teokratia) kökünden gelen bu sözcük, iktidarın Allah ta­ra­fın­dan belli bir şahsa ya da zümreye tahsis edildiği anlamına gelir. Bu ke­lime siyaset bilimi literatürüne Hristiyan Avrupa'dan geçmiştir. Dolayısıyla kav­ram olarak ortaya koyduğu anlayış müslümanlara değil, Hıristiyanlara ait­tir. Bu anlayışa göre yönetim ancak ve ancak Allah'ın yeryüzündeki ve­kil­leri tarafından kullanılabilir. Ortaçağ Hıristiyanlık dünyasında egemen olan bu düzenin İslam'la uzaktan yakından bir ilişkisi yoktur. Bu gerçe­ğin en bü­yük kanıtı ise “Teokrasi” teriminin, İslam kaynakla­rının hiç bi­rinde geç­memiş olmasıdır. Öyleki Fransızca-Türkçe sözlük­ten başka bir şey ol­mayan ve 1883 gibi daha dün denebilecek yakın bir geçmişte yayın­lanan Şemseddin Sami Kamusu bu terimin (bir sözlük olarak) yalın ta­nımını şöyle vermek­tedir: “İlâhî yasalarla ve rûhânî sıfatla yürütülen iktidar. Allah tarafından ve­kil sayılan diktatörün yönetim biçimi.” [1]
İşte teokrasinin en mükemmel tanımı budur. Dikkat edilirse bu ta­nı­mın içinde iki ana unsur bulunmaktadır. Birincisi: İlahi bir yasa ile yönetmek, İkincisi İse: Yönetenin (yani devlet başkanının) rûhânî bir sıfata sahip olmasıdır. İslamda rûhânî sıfat bulunmadığı için, bu tanımın bi­rinci kesi­tine bakarak, şeriat devletindeki islami yönetim şeklinin ilâhî yasa olan Kur'an-ı Kerim'e dayandığını, binaenaleyh böyle bir yönetim biçiminin te­okrasi sayılacağını ileri sürebilecek kimselere hemen hatır­latmak gere­kir ki: Kur'ân-ı Kerim'e ilişkin (ilâhî yasa anlayışı) onun sa­dece bir şeriat (yani bir anayasa) olduğu kuralıyla sınırlıdır. Bu sınır biz­zat Kur'ân-ı Kerim'in içinde açıklanmıştır. Âli İmrân Sûresi'nin 159 uncu ve Şurâ Sûresi'nin 38 inci âyetlerinde yapılan açıklama ile yasama yetkisi müs­lümanlara bıra­kıl­mıştır. Kur'ân-ı Kerim'de sadece birer köşe taşı mesabesinde olan çok önemli birkaç yasa konarak -toplum huzurunun kaçırılmasını önle­mek amacıyla- ancak çok tehlikeli beş çeşit suç için birer ceza müeyyi­desi belirlenmiştir.[2] İçki ve sarhoşluk cezası olarak öngörülen ve Hz. Peygamber (sav) 'in ça­ğın­dan başlamak üzere tarih boyunca uygulanan değnek cezasının bile Kur'ân-ı Kerim'de emredildiğine rastlan­mamak­tadır. Hz. Peygamber (sav)'in, belki de “vahy-i zımnî”'ye daya­narak uy­guladığı bu ceza, olabi­lirki bu nedenle daha dört halife döne­minde farklı uygulanmıştır. Nitekim daha önceleri kırk değnek olarak tatbik edi­lir­ken Hz. Ömer (ra) bu cezayı seksen değneğe çıkarmıştır.[3] Ayrıca ör­neğin, faiz gibi korkunç bir suç için Kurân-ı Kerim'de dünyevî bir ceza öngörülmemiştir. Bütün bu gerçekler gösteriyor ki esasen İslam Dini, geleceğini belirleme konusunda, akıl ve zekâ taşı­yan insanoğlunu serbest bırakmış, onun öz­gür irâdesini sınırlandırmamıştır. Nitekim kapsamlı İslam Hukuku, ünlü müc­tehitlerin kişisel yorum ve görüşleriyle zaman içinde oluşmuş­tur. Halbuki teokraside böyle bir şey mümkün değildir. Çünkü teokrasi reji­minin başın­daki insan (kendince) yeryüzündeki Allah'ın vekilidir ve ya­nılmazdır. Halifelere, “Zıllullahi fi'l-Arz”, [4] olarak bakıldığı noktasına ge­lince bu, asla İslam'ın koyduğu bir yasa ya da bir dogma değildir. Bilakis bu ni­te­leme bey'atle (yani birçeşit seçimle) işbaşına gelmiş meşru bir devlet baş­kanı olarak halifenin temsil ettiği yönetime, daha doğrusu yasalara ve ku­rallara uymak açısından onun işgal ettiği makama karşı bir saygı ifadesin­den öteye gitmez. Eğer zaman zaman başkaları tarafın­dan bu ni­teleme ri­yakarca ve bir çıkar uğruna kullanılmışsa böyle kişi­sel bir tu­tumla İslam arasında bir ilgi aranamayacağı açıktır. Bundan dolayı yüce İslam şeri­atına, (Hıristiyanlığın rûhânî bir rejimi olan) “teokrasi” adını vermenin de hiç bir mantıklı açık­laması yoktur. Tarihte yaşanmış birtakım talihsizlikler nedeniyle yüce şeriat ni­za­mına gerçek anlamda (özellikle siyasi planda) işlerlik kazandırılma­mışsa sembo­lik halifelerin bu konudaki suçları ve zaafları yüzünden is­lam ni­zamına te­okrasi demek, bilgi eksikliğinden ziyade açık bir bağ­nazlık örne­ğidir. Çünkü her şeyden önce halife, temelde diğer tüm müslümanlar gibi İslam Ümmeti'nin sıradan bir ferdidir. İkincisi, Hiç bir rûhânî sıfatı yoktur. (yani Allah adına kanun koy­maya, insanları dinden kovmaya, günah bağışlamaya, keyfî olarak hak ve özgür­lükleri sınırlandırmaya asla yetkisi yoktur.) Halk isterse onu azle­de­rek ye­rine başka birini seçebilir. Üçüncüsü, Kur'ân-ı Kerim'in ruhuna aykırı düşmemek şartıyla ve an­cak şura meclisiyle birlikte hareket ederek yasamayı, yürütmeyi ve yö­net­meyi denetler. Şunu da vurgulamak gerekir ki İslam düşmanları tarafından ileri sü­rüldüğü üzere eğer yüce şeriat, teokrasi demek olsaydı mutlaka orta­çağ Avrupa'sının baskıcı teokrasisine karşı girişilen “sezaro papizm” [5] hare­keti gibi İslam Nizamı'na karşı da birtakım isyanlar patlak ve­re­cekti. Halbuki İslam Tarihinde cereyan etmiş istisnasız bütün ayak­lan­malar hiç bir zaman İslam'a karşı değil, bilakis bazen yöneticilerin kişi­sel zulüm ve baskılarına, bazen çekememezlik ve siyasi rekabet hır­sıyla yapılmıştır. Haddi zâtında Yüce İslam Şeriatının teokrasi ile hiç bir iliş­kisi yoktur. [6]
    [1] Yukarıda sadeleştirdiğimiz metnin aslı şöyledir : “Kanun-i ilahi ile, ve sıfat-ı ruhaniyetle min tarafillah vekil addo­lunan hakimin hü­kumeti.” Şemseddin Sami Kamusu, Mihran Matbaası, 20. Muharrem. 1299-İstanbul. [2] Bu suçlar şunlardır : a) Adam öldürmek ya da yaralamak: Bakara: 2/178, Nisa: 4/29, 30, 93; Maide: 5/32, En’am: 6/151, İsra: 17/33 b) Hırsızlık yapmak, Kur'ân-ı Kerim 5/38 c) Zina fiilini işlemek, Kur'ân-ı Kerim 24/2 d) Zina iftirasında bulunmak, Kur'ân-ı Kerim 24/4 e) Yol kesmek. Kur'ân-ı Kerim 5/33 Fazla bilgi için İslam hukuku kaynaklarına Bkz. [3] Ebuishak İbrahim el-Firûzâbâdî, El-Mühezzib: 2/286-87 Mısır, bila tarih. [4] “Zıllullahi fi'l-Arz”: Allah'ın yeryüzündeki gölgesi demektir. [5] Papalardan Aziz Gregorius VII. , İnnocentius III. , İnnocentius IV. , ve Bonifatius VIII. 'un yönetim biçimleri tamamen teokratikti. Bu papalar imparatorlarüstü ilahi bir yet­kiye ve ya­nılmazlığa sahip olduk­larını savunuyorlardı. Ancak bu yönetim biçimine karşı sonra­ları siyasi bir mücadele hareketi başlatıldı. İşte bu harekete «Sezaro-pa­pizm» adı veril­miştir. Bu hareketin, te­okrasiye en büyük darbeyi vuran temsilcisi ise Fransız kralı Philippe le belle'dir. [6] Ferit Aydın, İslam’da İnanç Sistemi, Kahraman Yayınları: 40-43.


Son takip: 02.06.2020 - 08:23
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· Af ve Müsâmahanın Yozlaştırılması · Konuyla İlgili Geniş Bilgi Alınabilecek Kaynaklar · a- Mûsîde/Vasiyette Bulunan Kimsede Bulunması Gereken Şartlar · b) Gayri mütekavvim mal · BA'SU BÂDE'L-MEVT .. · c) Terkip Delili. · c- Ahlâk · b- Akrabaya İhsân · İnsandan Allah'a Fetih; İbâdet · d- Yemekten önce ve so a el ve ağzı yıkamak · Dârulİslâm · Dâvetin Metodu · c) Yardımlaşma · e- Kardeşlerin birbirlerine karşı görevleri · E- Meşşâilik  · Ecel Konusunda Âyet-i Kerimeler · Efsânelerin Yanlışlarını Ortaya Koymak · f- Allah Hakkında Kötü Zanda Bulunan Münâfık ve Müşrikler · f- Sevginin Oluşması · Fahşânın En Çirkini
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber