Kavramlar Ansiklopedisi | Kategoriler | Konular

İmanda Pazarlık.

İmanda Pazarlık

İmanda Pazarlık

"Bir zamanlar da şunu söylediniz: 'Ey
Musa, biz Allah'ı açıkça görmedikçe sana asla inanmayacağız.' Bunun üzerine, bön
bön bakıp dururken sizi yıldırım çarpmıştı."
(2/Bakara, 55)

İmanda pazarlık etmek, bir yahudileşme
alâmetidir. İsrâiloğulları, Allah'ın birçok mucizesini gördüler. Mısır'a gelen
on belâ, sihirbazların sihirlerinin boşa çıkıp onların iman etmesi, denizin
yarılması, kayalık araziden suların fışkırması ve hepsinden öte Hz. Musa'nın
Mısır kralının soykırımından kurtularak onun kucağında yetişmesi bunlardan
bazıları. Allah'ın varlığına bunlardan büyük delil mi olurdu? Fakat onlar,
"Allah'ı hakkıyla takdir edememişlerdi." İsrâiloğulları, Allah'a
itimatsızlıkları yüzünden peygamberleri ile imanda pazarlık yapıyorlardı:
"Sen Allah'ı bize göster, biz de inanalım."

Allah, bu ümmetin de İsrâiloğullarının
peygamberleriyle pazarlık yapmak için onlardan kimi taleplerde bulunmasına
benzer isteklerine set çekiyordu: "Yoksa siz de daha önce Musa'ya
sorulup/istekte bulunulduğu gibi, peygamberinize sormak/istekte bulunmak mı
istiyorsunuz?" (2/Bakara, 108). Pazarlıklı iman "yahudi imanı"dır.
Pazarlıksız iman İbrahim'in imanı, yani "İbrahimî iman"dır. İbrahimî imanda
Allah'a itimat, güven, emniyet ve teslimiyet vardır. İbrahimî imanda şike,
danışıklı dövüş, tereddüt, bahane, mazeret, taviz yoktur. İbrahimî iman sahibi
bilir ki, imanda taviz, yahudileşme alâmetidir. İmanından taviz veren felâh
bulmaz. İbrahimî imanda, ateşe atlanması gerekiyorsa göz kırpmadan atlanır.
Putları kırmak, bunu göze almayı gerektirir. Tarih boyunca put kırıcı tüm
İbrahimî iman sahipleri, putçular nezdinde put kırmanın bedelinin çok ağır
olduğunu bilirler.

"Ey iman edenler, iman edin..."
(4/Nisâ, 136)

Yani, ey pazarlıklı iman edenler,
yüzdelikli iman edenler, yarım yamalak iman edenler! Pazarlıksız, yüzde yüz,
adam gibi iman edin.

Ey, biraz müslüman, biraz lâik olmak
için Allah'la pazarlık edenler!

Ey, göklerin hâkimiyetini Allah'a,
yeryüzünün hâkimiyetini tâğutlara verenler!

Ey, Allah'ıma da inanırım, falcıma ve
burcuma da diyenler!

Ey, Allah rızası için yaptığını
söyleyip, karşılığının tümünü kullardan bekleyenler!

Ey, Allah yolunda çektiği eziyet ve
belâların faturasını Allah'a çıkarıp Rabb'ına şantaj yapanlar!

Ey, ölünceye kadar isyan içinde
yaşayıp sonunda vereceği "sus payı" (iskat) ile kurtulacağını sananlar!

Ey, mücadelesinde başarıya
ulaşamayınca işi tam yahudiler gibi ticarete bozup Allah'a kahredemediği için
dâvâsına kahredenler!

Bu tavırlarınız hep birer yahudileşme
alâmetidir. Yahudileşmeyin; imanda pazarlık olmaz. İman etmek, gök oluğunun
altına başı tutmaktır. O oluktan ne akarsa kabul etmektir. İman etmek, Allah'a
kayıtsız şartsız teslim olmaktır, tıpkı Hz. İbrahim gibi: "Rabbi, kendisine
'teslim ol!' dediğinde, dedi: 'teslim oldum âlemlerin Rabbine!" (2/Bakara,
131) (4)